“`html
2026 yılının ilk günlerine hızlı bir başlangıç yaparak sizlerle birlikteyiz! Bu kez, Silent Hill 2 Remake, Layers of Fear ve Cronos: The New Dawn gibi hit projelerin arkasındaki ekip olan Bloober Team ile gerçekleştirdiğimiz heyecan verici bir röportajı paylaşıyoruz. Merak ettiğimiz her konuda kendileriyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Tüm sorularımıza samimiyetle cevap veren Bloober Team CEO’su Piotr Babieno’ya teşekkür ediyor ve daha fazla zaman kaybetmeden röportajımıza geçiyoruz.
Bloober Team, Cronos: The New Dawn’a duyulan ilginin yüksek olmasından mutluluk duyuyor.
S) Son günlerde Cronos: The New Dawn’ın 500.000 kopya satışına ulaştığını açıkladınız. Geliştirme masrafları ile karşılaştırdığınızda, bu satış sayısı Bloober Team’in beklentilerini karşılıyor mu?
500.000 kopya satışı aşmak, özellikle Cronos: The New Dawn’ın özgün bir yapım olarak sektöre girdiğini düşündüğümüzde, bizim için son derece değerli ve anlamlı bir sonuç. Oyun hala aktif olarak tanıtım aşamasında ve yeni (kolay) modumuz henüz tanıtıldı; bu da yeni oyunculara ulaşma fırsatı yaratıyor. Yolculuğumuz burada bitmedi; gelecekte bu rakamların da artmaya devam edeceğine inanıyoruz.
Stüdyo, Doğu Avrupa’yi bilimkurgu-korku türünde keşfedecek zengin bir alan olarak görüyor.
S) Cronos: The New Dawn ile alıştığımız evrenlerin dışına çıkarak yeni bir dünya sunduğunuzu söyleyebiliriz. Doğu Avrupa’yı retro-fütüristik teknoloji ile harmanlayarak geliştirdiğiniz dünyada en etkili unsurlar nelerdi?
Doğu Avrupa, kültürel ve duygusal kimliğimizin temellerinde yer alıyor. Bu bölge, tarih, travma, direnç ve hayal gücüyle şekillenen eşsiz bir atmosfere sahip; bu yüzden yeni bir tür bilimkurgu-korku için güçlü bir temel sunduğunu hissediyoruz. Daha önce Krakow’u sahne olarak kullandığımız The Medium ve Observer projelerimizde de kültürel unsurlarımızı yansıtmıştık. Köklerimize bağlı kalmaya devam ediyoruz.

“Her fırsatta Türkçe dil desteği sağlamak için çalışıyoruz.”
S) Bloober Team’in kendisinin yayıncılığını üstlendiği projelerin bazıları Türkçe dil desteğine sahipti. Gelecek projelerde Türkçe desteği devam edecek mi?
Oyuncuların kendi ana dillerinde oyun deneyimi yaşamasının önemini biliyoruz ve bu konudaki duyarlılığımız büyük. Türkçe dil desteği eklemek adına elimizden geleni yapıyoruz. Amacımız her zaman oyunlarımızı dünya çapındaki herkes için erişilebilir hale getirmektir. Bu konuyu gelecekteki tüm projelerimizde önceliklendirmeye devam edeceğiz.
“Korku türünün altın çağındayız.”
S) Korku türünde deneyimli bir ekip olarak, günümüzde korku oyunlarının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu alandaki uzun vadeli hedefleriniz neler?
Korku türünün şu anda altın çağında olduğuna inanıyoruz. Bu sadece oyunlarda değil, aynı zamanda filmlerde, dizilerde ve edebi eserlerde de kendini gösteriyor. Dünya giderek daha belirsiz bir hale geliyor ve korku, bu duyguyu temsil eden bir türdür. Her yıl daha fazla korku oyunu, yeniden yapım ve özgün fikirle karşılaşıyoruz. Bunu, korkunun derin anlamlarını keşfetme konusunda büyük bir tutkuya sahip sayısız insanın olduğuna işaret ediyor. Uzun vadeli hedefimiz; kendimizi, anlamı ve derinliği sağlayan duygusal içerikler üreterek bu alana katkıda bulunmaya devam etmektir.
Layers of Fear, Bloober Team için hala kapsamlı bir potansiyele sahip.
S) Stüdyonuzun başarısında önemli bir rol oynayan Layers of Fear serisinin geleceği hakkında bir devam oyunu planlamak mümkün mü? Bloober Team bu önemli projeye geri dönmeyi düşünüyor mu?
Şu anda mevcut projelerle yoğun bir çalışma içinde olan ekiplerimiz var, fakat kesinlikle “asla” demeyeceğiz. Layers of Fear bizim için özel bir projedir; bu yüzden onu tekrar ziyaret etme olasılığımız her zaman mevcut. Geri dönüp dönmeyeceğimiz veya nasıl bir yaklaşımla geri döneceğimiz, büyük bir titizlikle değerlendirilecektir. Ancak bu kesinlikle kapanmış bir konu değildir.

Korkunun birçok boyutunu keşfetmeye açıklar ama özlerinden ödün vermiyorlar.
S) Korku türünü benimseyen bir stüdyo olarak, farklı türlere kaymayı düşündüğünüz oldu mu?
Hayır, korku bizim özümüzdür ve bu asla değişmeyecek. Ancak, korkuyu ele alma şeklimiz evrilebilir. Korkunun birçok varyasyonu var: psikolojik korku, macera, bilim kurgu gibi. Her zaman yeniliklere açığız ve korku, gerilim ve duygusal huzursuzluk kavramlarının, çalışmalarımızın temelinde kalmaya devam edecektir.
“Orijinal esere duyduğumuz saygının, onu statik hale getirmediği görüşündeyiz.”
S) Yeniden yapım projeleri üzerindeyken, (mesela şu an yolda olan Silent Hill Remake) orijinal eserle modernize etme arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Yeniden yapımlarda bu dengeyi, büyük ölçüde orijinal yaratıcılarla yaptığımız iş birlikleri sayesinde buluyoruz. Malzemeyi kaynak alarak, oyuncularla birçok tartışma ve detaylı bir anlayış geliştirme sürecimiz oldu. Orijinal esere saygı duymak, onu geçmişte dondurmak demek değil. Onu özgün kılan unsurları anlamak ve aynı duygusal deneyimi ifade etmek için gereken yöntemleri ve teknikleri keşfetmektir.

“Yaratıcılığa her zaman güvendiğimizi biliyor ve onu koruyoruz.”
S) Oyun geliştirmede yapay zeka kullanımı son zamanlarda gündemde. Bu konuda görüşleriniz nedir?
Yapay zekayı bir destek aracı olarak görüyoruz. Geliştirme sürecinin erken aşamalarında yardımcı olabilir, belirli görevleri hızlandırabilir ancak asla insanın yaratıcılığı, duygusu ya da sanatsal bakış açısının yerini alamaz. Bu konuda şüpheci kalmayı tercih ediyoruz; ama bu teknolojiyle nasıl uyum sağlayacağımızı öğrenmek de önemlidir. Her zaman insan potansiyeline ve yaratıcılığına saygı duyuyoruz.
“Türk oyuncularla her zaman sıcak bir bağ kuruyoruz.”
S) Son olarak Türk oyunculara iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Bize gösterdiğiniz tutku, destek ve ilgi için gerçekten minnettarız. Türkiye’den oyuncuların oyunlarımıza olan bağlılıkları bizim için çok özel. Her gittiğimiz yerde Türk oyuncularla karşlaşıyor ve onların samimiyetiyle karşılanıyoruz. İnanın ki, Bloober’de her zaman sizin için özel bir yerimiz var.
Bloober Team CEO’su Piotr Babieno’ya sorularımızı yanıtladığı için bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Röportajın hazırlanmasında emeği geçen değerli ekip arkadaşlarıma Alparslan Gürlek, İdil Barbaros ve Atakan Gümrükçüoğlu’na ayrıca teşekkürler…
Peki siz bu röportajı ve yanıtları nasıl buldunuz? Fikrinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Sevgiler.
Korku Türü, Remake, Türkçe Dil Desteği ve Daha Fazlası: İşte Bloober Team Röportajımız yazısı ilk olarak Atarita – Türkiye’nin Oyun Medyası üzerinde yayınlanmıştır.
“`