
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Türkiye’nin mali politikaları ve dezenflasyon süreci hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ekonomi yönetiminin sıkı mali disiplin uygulamalarının, TÜİK verileriyle sınırlı kalmayıp, market ve pazara yansımasının gecikmesi nedeniyle eleştirildiği bir dönemde, Karahan bu politikaların temel amacını açıkladı.
Türkiye Gazetesi’nden Berat Temiz’in haberine göre, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Karahan, dezenflasyon sürecinin hedefinin dar ve sabit gelirli vatandaşların alım gücünü korumak olduğunu vurguladı. Karahan, bu süreçteki amacın vatandaşlara maliyet yüklemek değil, aksine onların ekonomik refahını kalıcı olarak artırmak olduğunu belirtti. “Fiyat istikrarı, kalıcı refah artışının tek çözümüdür.” diyen Karahan, bu nedenle hedeflerinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti.
Karahan’ın açıklamaları, uygulanan dezenflasyon politikası hayata geçirilmediğinde vatandaşların ekonomik durumunun daha da kötüleşeceği yönünde yorumlara neden oldu. Ayrıca, Merkez Bankası’nın faiz kararları alırken yalnızca tek bir veri setine veya varsayımsal senaryolara bağlı kalmadığını belirten Karahan, para politikası kararlarını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını ve ihtiyatlı bir yaklaşım sergilediklerini açıkladı.
Sıkı para politikasının Türk lirasına olan güveni artırdığına dikkat çeken Karahan, hem yurtiçindeki hem de yurtdışındaki yatırımcıların sisteme olan güveninin güçlendiğini ifade etti. Yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarındaki artışının yanı sıra, hisse senedi ve tahvil gibi uzun vadeli yatırım araçlarına da ilginin yaygınlaştığını bildirdi.
Son olarak, Merkez Bankası’nın 24 Nisan itibarıyla 732 ton altın rezervine sahip olduğunu ve bu rezervin yaklaşık yüzde 75’inin yurtiçinde tutulduğunu açıklayan Karahan, bu varlıkların bankacılık işlemleri ve altın piyasasının derinleşmesi için Borsa İstanbul bünyesinde muhafaza edildiğini aktardı.