Yazılımdan Fırıncılığa: İstanbul Kaosundan Anadolu’ya Kaçış Hikayesi

Yazılımdan Fırıncılığa: İstanbul Kaosundan Anadolu’ya Kaçış Hikayesi 26 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından kaleme alındı. İstanbul’un dinamik dijital dünyasında 25 yıl geçiren Fazıl Selim Kondolot, teknoloji sektörünün “nankör” temposundan sıyrılarak Bayburt’ta bir pizza fırını işletmeye başladı. Kondolot’un bu cesur adımı, büyük şehirlerin artan yaşam maliyetleri ve beyaz yakalıların yaşadığı tükenmişliğin Anadolu’da nasıl bir yankı bulduğunun bir örneği olarak değerlendiriliyor.

46 yaşındaki yazılımcı için gün, sabah saat 05.00’te İstanbul’un bitmek bilmeyen trafiği ve bilgisayar ekranından yansıyan mavi ışıklarla başlardı. Kodlama dünyasında 25 yıl boyunca kariyerini şekillendiren Kondolot, artık ellerini klavye yerine pizza hamuruna yönlendirmiş durumda. İstanbul’un karmaşasından uzakta, memleketi Bayburt’a dönen Kondolot’un hikayesi sadece bir kariyer dönüşümünü değil; modern çalışma hayatının getirdiği tükenmişlik ve Anadolu’daki ekonomik arayışları da gözler önüne seriyor.

**BÜYÜKŞEHİR STRESİ VE DİJİTAL YORGUNLUK**
Kondolot, İstanbul’daki çeyrek asırlık kariyerini sonlandırma kararı alırken, büyükşehir yaşamının gizli maliyetlerine dikkat çekiyor. Uzun mesaileri, bitmeyen trafik sorununu ve artan stresi artık daha fazla taşıyamayacağını fark etti. Bayburt’a döndüğünde bir süre yazılım işine uzaktan devam etse de, dijital dünyanın hızı ile insan yaşamının doğası arasında büyük bir uçurum oluştuğunu hissetti. “Yazılım sektörü maalesef oldukça çiğ ve nankör bir meslek,” diyor Kondolot. Sektördeki teknolojik değişimlerin hızının, orta yaşlı profesyoneller üzerinde sürekli bir “güncel kalma” baskısı oluşturduğuna dikkat çekiyor.

**ANADOLU’NUN GÜNLERİNDEN GELEN TALEP**
Kondolot’un mutfağa olan ilgi başlangıçta yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve çevresindekilere lezzetli ikramlarda bulunmak içindi. Ancak, yerel halkın ve ev hanımlarının katılım gösterdiği “günler” menüsünde yer almasıyla bu hobi, ticari bir potansiyele dönüşmeye başladı. İlk başta evindeki basit bir fırında pişirdiği pizzalar, hızla Bayburt sokaklarında konuşulmaya başlandı. Kondolot, bu ilginin artışını şu sözlerle ifade ediyor: “Kadınların bir araya geldiği özel günlere pizza talebi geldi. Bu teveccüh, zamanla büyüdü ve sürekli artış gösterdi.”

Bu talep artışı, Kondolot için bir verimlilik analizi gerektirdi. Yazılım sektöründeki soyut emeğin yerini somut bir ürünün, yani pizzanın anlık memnuniyeti aldı. Eski yazılımcı, baba evini bir üretim merkezine dönüştürmeye karar verdi.

**SERMAYESİZ GİRİŞİMCİLİK: YOKTAN VAR OLMAK**
Günümüzün yüksek riskli yatırım modellerinin aksine, Kondolot daha geleneksel ve kademeli bir büyüme stratejisi izliyor. Öncelikle küçük bir alanda çalışarak başlayıp, zamanla büyümeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, yerel bir girişimcinin ekonomik belirsizliklerde risk yönetimini nasıl yaptığına dair önemli bir örnek sunuyor. Şu an tüm üretim ve servis süreçlerini tek başına yürütüyor. İlerleyen dönemlerde işletmesini büyütmeyi ve kurumsallaşmayı planlıyor. Yazılım dünyasında edindiği algoritma mantığını bu sefer operasyonel süreçlere uyarlayarak, imkansızlıklardan bir şeyler inşa etmenin daha sağlam bir yol olduğuna inanıyor.

Kondolot’un klavyeyi bırakıp merdaneyi eline alması, yalnızca bir meslek değişikliği değil; aynı zamanda yaşamın hızını yavaşlatmak ve emeğin karşılığını somut bir biçimde almak için verdiği bir mücadele.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir